30 Temmuz 2007 Pazartesi

O Gece,O Kumsalda

O gece, o kumsalda
Gözlerindeki masmavi ışıltıdan mıydı?
Yoksa dolunayın gündüze inadından mıydı?
Bilemem ama,
Güpegündüz bir gecenin
Tam ortasında kaldım.
Her yer karanlıktı
O gece, o kumsalda
Ama gölgelerimiz dans etti ayışığında
O gece, o kumsalda
Sustular ve sadece bizi dinlediler
Tüm kumlar ve dalgalar
Şahit oldular aşkımıza
O gece,o kumsalda...

24 Temmuz 2007 Salı

Aşklararası

Aşklararası bir yolculuk bu
Elimde tek gidişlik bir bilet
Yıllarca gidip geldiğim bu yolda
Hep kavuştuğum durak
Bu defa ve son defa
Yolcu ediyor beni
Bir başka aşka

23 Temmuz 2007 Pazartesi

Film Şeridi

Hayatın ne zaman gideceği belli değil
Bir nefes kadar kısa zamanda
Günlerin cam kırıkları kadar çok
Avizeler kadar parlak olsa da
Bir an olur geçer gözlerinin önünden
O meşhur filmin şeridi
Herkesin farklı filmi
Yönetmeni kendisi
Senaryo önceden yazılmış
Kimse bilmez kısa metrajlı mı
Yoksa uzun mu olacak kendininki

İstanbul'un Aşkı

Her akşam karanlık olduğunda
Görünür dünyanın en büyük aşkı
İstanbul boğazında
İstanbul uzanır tutmaya çalışır
Kız kulesinin ellerini
Kız kulesiyse her gece
Yakar ışıklarını bekler sevgilisinin gelmesini
Ama kıskanır deniz onları vermez İstanbul’a,
Sevdiği kız kulesini

Meraklı

Hiç yoktan beklenti sahibi yapar adamı
Bu yıldırım dedikleri
Ya gök gürültüsüdür
Ya yağmurdur gelecek olan bilirsin
Hiç yoktan merak edersin...

Çok Zor

Memleketimde her şey olmak zordur
Kadınlar için kadın,erkekler için erkek olmak
Ve şanslı olmaktır,karşı cinste doğmak
Aydın olmak zordur memleketimde
İşleri yoktur iş yaratırlar kendilerine
Hiçbirşeyi beğenmezler kendilerini bile
Çocuk olmak bile zordur memleketimde
Ya oyun oynayacak yer yoktur
Ya yer vardır ders çoktur
Tabii yetişkin olmakta zordur
Herkes para peşinde koşar
Ama para çoğunlukla kaçar
Yani memleketimde bir şeyler olmak zordur
Ama her şeye rağmen zor olanı yaşamak hoştur

Zaman Değişti

Zaman değişti
Artık Orhan Veli’yi mahveden
O güzel havalar
Bizi hasta ediyor buralarda
O neslin bıraktığı İstanbul yok
Eskisi gibi
Bakire değil hala kız kulesi
O da ellerin oldu
Masallardaki kız kulesi
Beyaz atlı yerine paralı prensini tercih etti
Zaman değişti
Biz,bize anlatılan masalların İstanbul’unda değiliz
Eski İstanbul şiirleri başka şehri anlatır gibi
Masallar artık sanal ninelerin dilinde
Telefonlarda,sanal alemde
Hayal gücü olduğunu sanan
Sanal nesillerimiz var artık
Yeni İstanbul’da...

Evlerde Denemeyin

Televizyonlarda gördükleriniz aşk değil
Ancak eğitimli aktörler yapabilir
Evlerinizde denemeyin çocuklar
Tehlikeli olabilir

DağInIK Şiir

Dağınık kafalıların
Dağınık odaları
Dağıtmaya çalışanlarıyla
Dağıtanların arkasını toplamaya çalışanlarıyla
Dağıtanların kafasını dırdırla dağıtmaya çalışanlarıyla
Dağınık hayatlarımız
Derli toplu göründüğü anlarda bile
Dağınıklık içinde...
Dağınık bir yaşamda

Bizim Filmimiz

Filmlerde arama
Senle ben
Biz ikimiz ayrı bir filmdeyiz
Bizim filmimiz
Ne senarist
Ne yönetmeniz
Bu filmde
İkimizde başroldeyiz
Alınyazısı denen replikleri
Sufle verirse içgüdülerimiz
Belki ödül bile alır
Bizim filmimiz

Parmak İzi

Parmak izleri gibiyiz
Tek eşimiz birbirimiz
Ama farklı ellerde
Ters yönlerdeyiz
Biz ikimiz...

Şairimsi'den Şiirimsi

Kitapların arkasında biriktirdiğim
Okul gürültüsü arasında,
Yaşamın sigara dumanı altında
Hayatın belki kendine göre en zor
Ama yıllara göre en kolay zamanlarında
Yazdığım şiirlerde başladım hayata
O şiirlerde,
İhtimaller üzerine düşünmeyi
Bana öğreten şairlerden bildiğim
Aşk oyunlarını,
Kavgaları yaşadım.
Yazdıkça onlar gibi
Onlardan uzak
Şairimsi olarak
Şiirimsiler yazan biri oldum

Ölüm İlanı

Adamın biri varmış
Çok uzun yaşamış
Ömrü boyunca tek derdi
Ünlü olmakmış
Yaşamı boyunca hep direnmiş,uğraşmış
Bunlarla değil ama
Ölümüyle çıkabilmiş gazeteye sonunda
Ölüm ilanlarında...

Çakıl

2 küçük kum tanesiydiler
Kocaman bir kumsalda
Aynı çakıldan olma
Kumsalda,yıllarca birbirlerinden uzakta
Bazen mutlu,bazen mutsuz
Diğer yarılarından habersiz,yarım
Ama kumsalda yer alma telaşında
Yaşıyorlardı.
Sonunda bir gün beraber,bir rüzgarla
Kumsaldan taşındılar
Artık kıyıdan ve kumsaldan uzak
Başbaşaydılar
Çakıl olarak daha güçlü olurlardı
Bunu biliyorlardı
Ama artık iki küçük kum tanesiydiler
Öyle alışmışlardı
Ve onlara göre;öyle yaşamalıydılar
Hala yolun başındalar
Deniz ve kumsal onları çağırmakta hala
Ya bu savaşı kazanır,
Çakıl olurlar
Ya da kaybeder,aynı koca sahilde eskisi gibi yarım kalır,
Kaybolurlar.

Yaşamak Kırmızılar İçinde

Önce onu tanırsın küçüğüm;
Hayata başlarken üstünde
Kandan kırmızı bir elbise,
Daha sonraları ellerin
Tanışır onunla küçüğüm;
İlk gördüğünde uzatınca
Elini ateşe merakla,
Büyüdükçe daha çok çıkar karşına;
İlk aşkta yüreğinde,
Her öfkede gözlerinde,
Yani doğduğunda da,büyürken de
Ve hatta ölürken bile
Senle olacak kırmızı küçüğüm,
Yaşamak kırmızılar içinde...

Beceriksiz Ressam

Resmim kötüydü her zaman
Aşık olduğumda bile
Bilmem neden uğraşırdım
Kalp veya isimleri çizmekle
Ama resmim hep kötüydü buna rağmen
Aşıkken de değilken de...

Hasta Aşk

Aşk’ım hastalanmış
Ben başucundayım
Sanki ölüm kesinmiş gibi
Baktıkça ağlıyorum
İkimizindi bu aşk
Neden seni göremiyorum
Neden yoksun yanımda
Belki elini beraber tutsak
Yine bizle olacak
Buralarda ben tutsak,sen tutsak
Bir olsakta kurtulsak

Buzlu Camlar

Düşündüm ki biz insanlar
Çoğumuz buzlu camlar ardındayız
Hepimiz o an camı silme telaşında
Asla silemeyecek olduğumuzu anlayamayız
Ta ki ölene ya da camı değiştirmeyi akıl edene kadar...

Dünya

En büyük şairin
Tek şiiridir Dünya
Bizim yaşamlarımız
Dünya’nın mısralarında
Bazıları şiirde anlamlı olma telaşında
Bazılarıysa başka mısradakilerle uyak arayışında
Sonunda ne olsa
Biz yine aynı şiirde noktaya ilerlerken
Büyük şairin parmaklarında
Kendi küçük şiirlerimizi yazmaya çalışırız
O’nunki kadar uzun olmasada

İstanbul'uma

En güzel şiir sensin
En güzel deniz senin
En güzeli her yerin,herşeyin İstanbul
Bir de kalabalığı,insanları,sıkıntısı
Yani özlenilesi neyi yoksa da bir şehrin
Hepsi senin
Ama her ayrı kaldığımızda
Her güzel yolculuğun en güzel yeri
Sana kavuşma sahnesi


Sen en güzel şiirden daha güzelsin
O yüzdendir her şairin
Her semtine,her köşene bir şiir yazışı
Ve seni kıskanışları o yüzden,
Asla senin gibi bir şiir yazamayacaklarındandır

Dünyada Kiracı

Büyük bir evde
Yaşıyoruz hepimiz
Hepimiz aynı dünyada kiracı
Her birimiz ayrı bir penceredeyiz
Kendi penceremizden hayatı izleriz
Bazen şöminenin başında
Bazen balkonda
Nerde olursak olalım
Aynı çatı altında
Aynı kirayı ödüyoruz
Her ay başında

Açılar

Bu geniş dünyada
Herkes hayata,
Kendi dar açısından bakar

Demli Şiir

Yıllar hızla akıp geçiyor
Şimdi 70’inde
Bir zamanlar benim gibi 17’sinde olan
Hayatın son demleri
Bizse daha kaynar hali
Şimdi tadımıza bakanların
Ağzı yanıyor belki
Ondan orta yaşlılar daha tatlı oluyor
Demek tecrübeymiş insanın demi
Demlendikçe tadın güzelleşiyor
Ama son demlerde en tecrübeli halinde
Ya suyun kalmıyor kaynayacak
Ya çaydanlık kalmıyor artık çayı yapacak
İşte böyle buhar olup gidiyor insan

Boşanırcasına

Dışarıda bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağıyordu
Bense bu hayattan boşanırcasına terk etmekteydim herşeyi
Bir aşk yüzünden kaybetmiştim birçok şeyi
Ve sonunda tek celsede kurtulmaktaydım yaşadıklarımdan

İz

Ayak izleri
Basılmış ve yaşanmış zamanların
Cansız tanıklarıdır
Tekrar basılıp bozulana kadar

Sekiz

Biz ikimiz
Hep sekiz çizer gibiyiz
Hep başlar aynı aşka
Biraz geçtikten sonra
Hata der başladığımız yere
Geri döneriz...

Aptal Aşık

Aptallar aşık olduklarında
Aşık olmalarını aptallıklarına kulp yaparlar
Ama bilmezler ki aslında aptal olmakla aşık olmak arasında
Pek bir fark yoktur

Yasaklar Çiğnenmek İçin

gözlerinin içindeki aşk akıyor içime
gözlerinden gözlerime
aşkın giriyor yavaş yavaş kalbime
ama yasak diye içeri alamıyorum
yalnız birşeyi merak ediyorum
parolayı biliyor musun?

İk Atım

kara murat filmleriyle büyümüş bir neslin
çocuğu olarak
hep atlara özenmişimdir
ilk atı satrançta aldım elime
o da zor ilerliyordu
1-2-1

Uzun Eşek

oyunlara alınmayan şişman çocukların
en sevdiği oyundur
uzun eşek

Ey İnsanlar

ey şehr-i İstanbul’un azotlu havasını
beraber soluduğum insanlar
neden herbirinizi memnun etmeye çalıştığımda
hiçbirinizi memnun edemiyorum...

Şarap Tadında Kadın

şarap tadında kadın
kadının adında aşk
aşkın adında kadın
aşkın tadı tuzu kadın
acısı,ekşisi kadın
aklımda kaldın
sen şarap tadında kadındın
zaman geçtikçe tatlanan...

Sigara

Sen bir sigarasın benim için
Aylardan beri bırakmak isteyipte bırakamadığım
Gerçi üstünde “sağlığa zararlıdır” yazmıyor ama
Beynimde canlanan “kalbe zararlıdır” yazısını
Ben de her tiryaki gibi görmezlikten geliyorum...

Kaçar Adım

birgün oluyor herşeyden bıkıyorum
düşünmekten bile
garip bir bıkkınlık
kaçmak gibi oluyor
kaçar adım gidesim geliyor
bıkıyorum herşeyden
bakmayın peşimden giderken
ben bakmam gidenin ardından
öğrendim sırt görmenin ne ağır ne zor olduğunu
siz de görmeyin sırtımı
yüzümden kalan anılar hatırlansın isterim
sırtımın yükü ağır gelir...

Aynı

her sabah aynı yerde
aynı uykulu gözlerle
aynı beyaz arabalarda
aynı uykulu insanları görüyorum
aynen bu sabahta olduğu gibi...
ruhları yorgun ama
sabah okula,işe gitmek zorunda
yola çıkmışlar
aynı beyaz arabalarla
aynı yerden
aynı yerlere gitmek için
aynen her sabah yaptıkları gibi

Çocukça

Hani olur ya aradabir
Sadece çocukça bir inat
Kocaman bir aşkın içinde sanırsın kendini
Oysa bu aşk sanaldır
Yaşadığını sanırsın sadece
Delice istersin ama anlamı yoktur
Sanırsın ki kalbin onla doludur
Oysa yoktur işte
Maalesef yoktur...
Çocuk kalbin tutturmuştur
Ya tokat at sustur,ya şekerle savuştur
Seçim senin
Yalnız dikkatli ol,
Yufka yüreğin belki dayanmaz
Kapılıverirsin...

Bitişler ve Başlangıçlar

Her biten aşkın ardından
Yeni bir aşk arar kırılan gönül
Boş kalmaya tahammülsüz
Kalbine göre
Bir güzel arar kendine ,
Her biten şey tecrübedir yeni başlayacak olana,
Her biten şey hayat için,
Her biten kader yolunda
Küçük bir asfalt parçası...
Ara sıra yolda kazı da olsa,
Önüne tümseklerde çıksa,
Yavaşlama sakın devam et yoluna.
İşte o zaman bir işe yarar tüm bitiş ve başlangıçlar.

Kar

Teknoloji son sürat ileri gidip,
Çevreyi aynı hızla kirletirken
Gün gelir de bembeyaz kar yağmaz olursa
Buzdolabında bile göremeyecek KAR’ı çocuklar

Boş İş

Ay en dolunay
Gece en gece mavisi halindeyken
Ve yıldızlarsa yerini almışken gecede
Yani gecenin içinde seyretmeye değer bu kadar şey olurken
Benimde işim gücüm yok şiir yazıp,
Seni düşünüyorum...

19 Temmuz 2007 Perşembe

Anlamak

Önemli değil şairin bu şiirde ne anlatmak istediği...
Sen sadece oku dedi şair.
Önemli değildi çünkü
Kimin Bu şiirden ne anlamak istediği
Sen sadece oku ve hisset dedi şair
Zira bu şiirin tek muhatabı
Beyin değildir,
Kalptir...

İstanbul'da Bir Gece Vakti

Kapayın şu ışıkları
Göz gözü görmesin
Gözler sadece güzelliğini izlesin
Güzelim İstanbul'un
Boğazında gündüz mavilikleri karanlık şimdi
Noktaları birleştiren bir çocuk gibi
Resmediyor şimdi seni
Şairin kalemi...

17 Temmuz 2007 Salı

İlk Yazım...

Gökyüzünden nefesimle bedenime dolan kelimeler var.
İçimde, kalbimde ve beynimde asılı duran kelimeler.
Paylaşılmayı bekleyen kelimeler.
Zaman oldu bir telefon konuşmasında,
Zaman oldu bir ev buluşmasında dostlara okunmuş,
Bir araya gelip doğru yere ulaşmayı bekleyen,
Belki hiç ulaşamayacak belki ulaşıp da değeri anlaşılmayacak kelimeler.
Bu siteye yolu düşmüş sanal yolcular siz de kelimelerimden heybenize doldurun
Gün gelirde lazım olursa bu kelime seyyahının kelimeleri
ve olur da size de yol gösterebilirse kelimelerim
Bana düşen bir küçük mutluluk olur, emin olun sizi hissederim...